Tuesday, November 24, 2009

Kuş gibi

Bugün itibariyle, bir sonraki emre kadar ;

"Evimin kadını, kedimin anasıyım"

Bir kuş gibi tedirgin, ama hafifim.

Endişeler bastıkça, "su yolunu bulur" diyorum kendime.

Belki hepsi birer işaret de ben anlamıyorum, ya da anlamaya korkuyorum.

Yeni bir iş bulana kadar, çok ama çok özlediğim herşeye sarılacağım sıkıca.

Bir süre önce bir yerlerde elimi bırakıp kaybolan halimi arayacak, bulunca hasret gidereceğim.

Kendime ait bir zamana da çok ihtiyacım vardı.

Yapmak istediklerimi saptamaya ve şekillendirmeye...

Avutuyorum kendimi.

Gerçekler daha bir sert.

Ama içimde garip bir hüzünlü sevinç...

Su olup bulacağım yolumu belki de..




------


tam da bu noktada daha önce bir yerlere yazdığım Ömer Hayyam dizeleri çıktı karşıma...

Ne de güzel anlatmış :



akılla bir konuşmam oldu dün gece

sana soracaklarım var dedim

sen ki her bilginin temelisin

bana yol göstermelisin

yaşamaktan bezdim, ne yapsam?

birkaç yıl daha katlan dedi

nedir dedim bu yaşamak..

bir düş dedi, birkaç görüntü

evi barkı olmak nedir dedim

biraz keyfetmek için, yıllar yılı dert çekmek dedi

bu zorbalar ne biçim adamlar dedim..

kurt, köpek, çakal makal dedi...

ne dersin bu adamlara dedim...

yüreksizler, kafasızlar, soysuzlar dedi..

benim bu deli gönlüm dedim

ne zaman akıllanacak?

biraz daha kulağı burkulunca dedi..

hayyamın bu sözlerine ne dersin dedim..

dizmiş alt alta sözleri,

hoş beş etmiş derim, dedi...

9 comments:

ZSA said...

Tubik,

Su son birkac haftadir calismadigim, evde oturdugum, cayimi koyup kitabimi okudugum gunlerin hayalini kurdugum icin midir bilmiyorum ama cok cok ozendim!! Hayirlisi olsun deriz ya biz hep, cok klisedir vs. ama daha iyi bir soz de gelmiyor benim aklima. Hayir olsum, hayirlisi olsun...

Peren said...

Tubik'cim,
Hem şaşırdım, hem şaşırmadım...ikisi birden:)Bence gerçekten keyfini çıkart bu mola halinin, hayat her zaman böyle esler verme şansını sunmuyor bize..işte gelmiş sana...
Ömer Hayyam'ı dizelerine bayıldım.. bir dörtlük daha gelsin o zaman;
"Şu olan biten var ya boşver ona
Taş yağsın isterse çok sürmez
Dakka şaşma dakka, yaşamaya bak
Ne geçmişi düşün, ne gelecekten kork!"

Keyifli molalar Tubik'cim...

defneyleyasamak said...

tubikimmm, dizinin dibine gelebilir miyim?

zeya said...

Tubik bu dönemin tadını çıkart. nasılsa bir zaman çalışmaya başlayacaksın ona kadar evin, sabah erken kalkmamanın keyfine var :):)

Tanya's said...

Tubik,

Eee o zaman cumartesi akşamına bana irmik tatlısı yap bari hahahyt...

Ben de su yolunu bulura cok inanıyorum..çok iyi yapmışsın...biraz kendinle ve sevdiklerinle vakit gecir..keyf et..

Öpüyorum şimdilik.

mermaid said...

hadi bakalım güzel yerlere uçsun bu kuş:)

Fery... said...

yerinde olmak isteyen ne çok insan var şu an, onlardan biriyim ben de... tercih değildir belki mecburiyettir bilemiyorum ama şunu biliyorum ki kendine cenk e kedine ayıracağın zaman tazeleyecek her şeyi... tadını çıkar... Su yolunu bulur hakkaten...

tubik said...

@ZSA ;

Hayırlısı olsun ne diyelim :)
Elden geldiğince keyif etmeye, benim de birkaç hafta evvel çok çok özendiğim bu durumun tadını çıkartmaya çalışacağım...
Alışkanlık kötü bişey, şimdilik sudan çıkmış balık gibiyim :)

@Peren ;

Ömer Hayyam nasıl bir insan cidden meraktayım :) Şair demek doğru değil sanki. Ne güzel yazmış, ne geçmiş, ne gelecek.. Onu başardığımız gün huzur günü olacak zaten :)

@Güzel annem ;

Gel, gel de ne istersen yapayım sana :)

@zeya;

En güzel tarafı benim en kıymetlim olan sabah uykusu zaten :) Sırf bunun düşüncesiyle bile insanın morali düzeliyor :)

@mermaid;

Ne güzel olur özgürce, istediği dala uçsa... Bu süre uzun olursa zaten tutamam ben o kuşu, bir bakmışsın dükkan bakıyor :) hehehhe..

@Canım Tanya'm;

İrmik tatlısının tarif aramalarına başladım bile :) Hertürlü sipariş alınır :) Mercimeklere sevgiyle yapılır :)

@Fery ;

Mecburiyetten oldu ne yazık ki ama artık moral bozmak sıktı beni. Gülümsüyorum, sanki mecburiyetten değil de keyiften oldu gibi bakmaya çalışıyorum.. İnşallah güzel olur..

varol döken said...

evde kalmaaa! al fikriyeyi vur sahile... hadi bakalım dişi abasıyanık, biraz okuyalım şu hikayeleri...

mecburiyet ve seçimler arasında kalmasın kimse...