Saturday, June 12, 2010

Bana göre Avusturya

Yurdum sınırlarına döndüm ey ahali!

Aslında döneli bir hafta oluyor ama ben hala ruh halimin değişikliğini ve yorgunluğumu atamadım diyebilirim.

Önce Viyana'ya sonra yarım saat mesafedeki Stockerau denen yere, sonra yine Viyana'ya gitmeli bi bir haftaydı bu. Eğitildim eğitilmesine de bir sürü başka başka tecrübe de edindim eğitilirken. Üniversite'deyken de bi sürü ecnebi (çocukluğumdan beri severim bu kelimeyi) insanla konuşmuşluğum oldu ama ilk defa böyle bir etkinliğe bizzat katılımcı oldum. 5-6 tane Türk ile birlikte, Mısır'lısı, Fas'lısı, İngiliz'i, Rus'u bir sürü milletten yaklaşık 40 kişiyle koca bir hafta geçirdim. Başka başka kültürlerin alışkanlıklarını gözlemlemek çok eğlenceliydi. Irkçı olduğuna kanaat getirdiğim Avusturya halkının gıcıklıklarına rağmen oraları sevdim diyebilirim.

Türk'lere tuhaf bir gözle bakıyorlar. Ben daha portakalda vitamin olduğum zamanlardan gelen, "oha artık şehir efsanesidir" dediğim o "Türk kadınları çarşaf giyer, Arap'lar gibi yaşar" inancı hala hakim tüm dünyada. Hoş haritada yerimizi bile gösteremezler ya, yine de bira sipariş ettiğimizde "Siz alkol almıyorsunuz ki, neden bira içiyorsunuz?" sorularını yöneltiyorlar ısrarla. Boynumuzdaki şala bakarak "Bunu boynunuza değil kafanıza takmanız gerekmiyor mu?" sorusunu 500'üncü duyuşumda bunu soran kişinin kıçında şampanya patlatarak kutlamak istediğim anlar oldu. "Siz bir terörist tarafından yönetiliyorsunuz" dediklerinde Recep Bey'i kızından daha büyük iştahla savunacak duruma gelmiştim artık...Bir de üzerine İsrail'le yaşadığımız o tatsız olayları duyunca iyice bir gurbetçi hassasiyetine bürünüverdik birçoğumuz.

Yine de güzeldi. Çok şey öğrendim. Aldığım eğitim boşa bir seminer değildi. Zaman zaman çok eğlendim. Türkiye'deki bıyık rekortmenimiz amcayı tanıyan bir bıyık rekortmeni ile tanıştım. Çılgıncasına roller coaster'a bindim. Mis gibi biralar içtim. Ormanda bisikletle yolculuk yaptım. Seke seke yeşillere karışan bir Ceylan gördüm. Eğitimler esnasında verilen takım ödevlerini yaparken Türk'lerin pratik zekalarının ne kadar üstün düzeylerde olduğunu farkettim. Viyana'nın her köşesinden bir sanat aktivitesinin fışkırmasını izledim büyük keyifle...

Çok yürüdüm, çok konuştum, susuz kaldım, o kötü yemeklerden aç kaldım, konu şnitzel olunca alkış tuttum, ve çok yoruldum.

Güzeldi, temmuzda yine yeniden gideceğim... Hevesle...

E tabi bir de hoşbuldum ben Cenk'i görünce :)
























6 comments:

Fery... said...

hiç değişmeyecek hep aynı kalacak sanırım dışarıdaki türkiye izlenimi... Hepimiz mi aynı şeyi tecrübe ederiz ?

SED said...

hoşgeldin:)))
zayıflamışsın sen:)))
bu arada anlatıkların neden hiç yabancı gelmiyor & bütün bunların üzerine neden insanımızın onlara & oralara özenmesi..

tubik said...

@Fery ;

Pek anlam veremedim bu kadarına da... En sonunda bi tanesine "biz de sizi kültürlü, araştıran okuyan insanlar bilirdik, açın biraz kitap okuyun bizimle alakalı belki bişiler öğrenirsiniz" diyiverdim...

@SED ;

Hoşbuldum!

Verdiğim kiloları geri aldığımı üzülerek belirtmeliyim. Ama bu sana yemek ısmarlamıyacağım anlamına gelmemeli :D

İnan bazı şeylere ben de çok özendim.. Keşke biz de vatandaş olarak devletimizden onlar gibi saygı görsek, keşke bizim de sokak hayvanlarımız rahat edecek yaşam yerlerine sahip olsa, keşke biz de işe bisikletle gidebilme lüksüne sahip olsak dedim... Ama o kadar...

Black Pearl said...

Ben Hollanda da yaşıyorum ve hatta İstanbulda tanışmıştık hatırlarsan.

Geçenlerde Eurovizyonda 2. olduğumuzda şu şekil eleştriler aldım. Bu müzik hiç türk müziğine benzemiyor. Türkiye ile alakası yok ki. Ben hiç beğenmedim bence türklerin coğu begenmiyordur gibi şeyler işittim. Benim cevabım sen Türkiye ile düşüncelerini biraz daha geliştir. İnsanlar değişiyor senin düşüncelerin de değişmeli diyebildim.

tubik said...

@ black pearl :

Hatırlıyorum elbette :) Hatta sanırsam cuma günü bu tanışıklığımızı tazeleyeceğiz :)

Müzik işine bile laf atmaktan çekinmiyorlarsa ne denir bilemedim... Hani müzik evrenseldi?

Black Pearl said...

Tubikcim malesef görüşemiyoruz. Tarih bana uymadı. Flying dutchman tek geliyo. :-(