Tuesday, September 30, 2014

İnsan ve sivilce arasındaki ilişkiden karakter tahlili

Geçen gün sevgili Pelo'm ile oturuyoruz. Minnacık bir sivilcesi çıkmış. Kendisini bu hususta uyarmamın ardından "Sen de ablam da böylesiniz, sizin gibi olmıycam, sivilcemi sıkmıycam!" diye yakardı.

Ben de o an benim sivilcelerimle aramda olan ilişkiyi ve etrafımdaki pek çok insanın ilişkisini şöyle bir gözden geçirdim ve çeşitli tahliller yaptım. Belki yardımı dokunur diye düşünerek bu tahlillerimi sizlerle de paylaşmak istedim. Bu tahlilleri yaparken sivilcesi olmayan, cilt problemi olmayan şanslı ve gıcık kişileri, bir de sivilce konusunda tedavi gerektirecek problemi olanları dışarıda tuttum. Bu iki tip insan bu yarışmamızda fasulye.


1) Sivilcesi olup da içinden sıkmak gelmeyen, hiç ellemeyen, hatta üzerine hiç düşünmeyen insan tipi: 

Böyle bir insan karakterli, düzgün, saygın, doğru bir insan olabilir kuvvetle muhtemel. Ya da sinsi, çıkarcı, hesap kitapçı, fazlasıyla düşünen ama düşündüğünü çaktırmayan bir insan da olabilir. Her iki durumda da o insan tipiyle aramda bir mesafe olur. Hayatın getirdiği durumlarda çok fazla ortak paydada buluşamayacağımızı, hayata aynı gözle bakamayacağımızı, benim dünyamla onun dünyasının kesiştiği noktaları kolaylıkla saptayamayacağımızı düşünürüm. Bu nedenle biraz tedirgin bir iletişim kurarım. 

Ben : Hayatımın hiç bir evresinde bu tipte bir insan olamadım.


2) Sivilcesi olmayan, ya da görünür halde olmayan, kızarmamış, kabarmamış, ucu çıkmamış, büyüteçle bakılınca ancak görülen bir sivilceyi ya da cilt kusurunu psikopatçasına yerinden sökmeye çalışan, olmayan sivilceyi büyük uğraşlar sonucu var eden insan tipi: 

Bu kişilerin muhtemelen normal bir insandan daha fazla sorunu vardır. Sorunları da sivilceleri gibi dışarıdan bakınca görünmüyor olabilir. İletişim kurmak, kurulan iletişimi belli bir sıcaklık seviyesinde ve uzun süreli tutmak mümkün olmayabilir. Daha içine dönük, yüzeysel bir tanışıklıkta edinilen intibadan daha farklı karakter özellikleri taşıyabilirler. Siz isteseniz de kurduğunuz yakınlık belli ölçüyü geçemeyebilir. Sır tutan, ağzısıkı, ketum, kahkahadan çok gülümsemeyi tercih eden insanlar olabilirler. Ben biraz çekinirim böyle insanlardan.

Ben : Özellikle ergenlik dönemimde, sivilceli bir insan olmamama rağmen psikopatçasına suratımı sıkıp duruyordum. Sanırım ergenlik buhranının (evet bu olsa olsa bir buhran olabilirdi) verdiği sıkıntı buna itmişti beni.



3) Sivilcesini görür görmez sıkan, patlatamasa bile şansını deneyen, patlamayan cinsten bir sivilceyse sinir olan, hırsından suratını yara bere eden, hatta hızını alamayıp eşinin dostunun sivilcelerine dadanan insan tipi: 

Bu kişi gelsin benim kardeşim olsun isterim. Sivilce sıkılmaz mı yahu! Sivilce dediğin bir kişinin hayattaki tüm iç sıkıntısını atmanın en kestirme aracıdır! Patladığı o saniye içte oluşan huzur, rahatlama hissi dünyalara bedeldir ve kesinlikle kahvaltı kadar olmasa da mutlulukla bir ilgisi vardır. Bu saniyelik hazzı sonrasını düşünmeden yaşayan insan, milli maç izlerken gol sonrası düşünmeden sarıldığın, sarhoş olursan seni çeken, piknikte mangalı keyifle yapıp herkesi besleyen, güzel kısır yapmada altın madalya sahibi, kahkaha atarken ses tonunu ayarlamayan neşe ve hüzün karması bir arkadaş gibidir. Her normal insan kadar sorunu, onunla baş etmeye motivasyonu, attığı adımların yaratacağı sonuçları kabullenecek cesareti vardır. Samimi bir insandır, içinden ne geliyorsa uygun bir dille söyler ya da davranır. Zaman zaman lüzumsuz yere başlarını derde sokma eğilimleri mevcuttur.

Ben : Genellikle kendimi bu insan tipine daha yakın görüyorum. Bir sivilce varsa sıkılmalıdır ve o iç huzurunun tadı çıkarılmalıdır.



4) Herkes gibi sivilcesi olan, o sivilceleri gören, varlığından haberdar ve rahatsız olan, sıksam da geçse diyen ancak yara yapacağını, cildine zarar vereceğini bildiğinden elini sürmeyen insan tipi: 

İşte bu saygı duyulası insan modelidir. Diğerleri öyle değil miydi, öyleydi. Ancak bu insan tipi jüri özel ödülünü hakediyor. İrade, kontrol, gerçekçilik, kendini bilme, olayları olduğu gibi gözlemleyip, sebep sonuç ilişkisi kurarak hareket etme, doğru yatırımlarla gelecek riskleri en aza indirme, sorumluluk bilinci, eğlenmeye yatkınlık gibi evlat yetiştirirken ona vermek isteyeceğiniz  pek çok güzel özelliği bu insanlar bünyelerinde barındırır. Duygusal olarak aşırı iniş çıkış göstermemeleri, daha kararlı ve dengeli hareket etmeleri bu insanlarda "sinsi" olabileceği fikrini uyandırsa da sinsilikten değil akıllılıktan böyledirler. En berbat ruh hallerinde bile gülümsemenin iyi geleceğini, zor zamanların geçeceğini bilirler. Sinsi görmek isterseniz 1 numaraya bakın, sinsi dediğin çıkarsa onlardan çıkar :P Benim etrafımdaki arkadaşlarımın çoğu bu gruba dahil. Demek ki ben zamanla hep iyi arkadaşlar edinmişim. 

Ben : Hayatımın önemli bir kısmını 3 numara olarak geçirmiş olan ben, gözlerimin çevresinde oluşan minimal çizgileri, saçlarımın arasında parlayan beyaz telleri daha çok farkettikçe bu tipe yaklaşıyorum sanırım. Artık bir sivilceye şuursuzca abanmayalı epey vakit geçti. Şimdi de bana uzaktan baktığınızda elimi sürekli suratımda göreceksinizdir ancak yüzümde sıkılmaktan yara olmuş sivilce sayısı artık ciddi oranda azaldı.


Fotoğraf : saglikcini.com'dan alıntıdır.

3 comments:

beliz faber said...

eyvah tubik ben birincisiyim:)) ama üşengeçlikten ölecek olmam sebep. bir de becerememe korkusu. şimdi sıkmaya çalışırım yarısı kalır yarısı gider efendime söylüyeyim içine mikrop girer daha beter olur. ben de hiç elleşmiyorum, bir süre sonra unutuyorum. totemim de unutunca geçtikleri şeklinde:)

tubik said...

@Beliz;

Bu durumda sen olsan olsan 4 numara olursun. Tabi üşengeçlikten bunu yapmaman beni biraz düşündürmedi değil ama en azından sivilceyi ciddiye alıp bir muhakeme yapıyorsun :)

Zahide Turhan said...

sivilce sıkmak bizim işimiz ;
3.tip insan !