Tuesday, June 23, 2009

Mona Lisa


Doğum günü falan derken kısa bir süreliğine çocukluk yıllarıma yolculuk yaptım bugün. Ne alaka bilmiyorum ama aklıma çocukluğuma damgasını vuran Mona Lisa tablosu geldi. Sizi bilmem ama ilkokul yıllarından başlamak suretiyle uzunca bir süre derin bir travmaya sürüklemiştir beni bu tablo.


Şöyle bir şey duymuştum, "Bu tablo çok orjinal bir tablodur, çünkü tablodaki kadının nereye baktığı belli değildir ve nereye gidersen git sana bakıyor gibi gelir". Bunu duyduğum an benim bittiğim an oldu.


O günden itibaren nerede bu resmi görsem, karşısına geçip değişik açılardan bakıyor, bana bakıp bakmadığını kontrol ediyorum. Şapşal Hollywood dedektifleri gibi sırtım dönük yürüyüp aniden tabloya dönerek kontrol etmeler olsun, tablonun asılı olduğu duvara kendimi sıfırlayıp, kafamı azıcık öne iterek yan yan kesmeler olsun, çömelip zıplamalar olsun... Bir türlü anlayamadım, gerçekten bana bakıyor muydu, gözleriyle beni takip ediyormuş gibi oluyor muydu, bir türlü çözemedim..


Şimdi düşünüp anlayamadığım bir diğer şey de şu; bunu o kadar çok yaptığımı hatırlıyorum ki, bunu o kadar çok yapabileceğim kadar resmi nasıl buluyordum? Bir dönem moda mıydı acaba kopyalarını bir yerlere asmak?


Yıllarımı yedi Mona Lisa. Şimdilerde değişik versiyonları mevcut, bıyıklı, esrar içerken, jartiyerli falan. İşin espirisine kesinlikle konsantre olamıyorum. Direk gözlerine bakıp, hala çaktırmadan ekran önünde kafamı sağa sola hareket ettirip kontrol ediyorum.. Yazık bana be..


P.S : Bu yazıyı okuduktan sonra kafasını sağa sola oynatanları gıdıdan öperim.. :)

16 comments:

mermaid said...

ben de korkuyordum tubik. çok iyi anlıyorum seni. hakkaten o kadar tabloyu nereden görüyorduk ya? hala da bu tabloyu sempatik bulanları anlayamam o yüzden.

varol döken said...

benim çocukluğumu da ağlayan çocuk tablosu yedi! ne acı çekersem çekeyim ondan daha kederli olamıyordum, evdeki acı çekme hakkımı elimden almıştı eşşoğlueşşek, sürekli sen haline şükret beterin beteri var der gibi bakıyordu, sayesinde böyle polyanna gibim huşt gibi bir şey oldum!

ver bunu mona lisa'ya sabaha kadar o baksın öbürü ağlasın! bir ömür boyu mutlu mesut angut yaşasınlar!

aha bu da link'i:

http://img90.imageshack.us/i/orjinalboyutlanmrnekli1gy3.jpg/

Tanya's said...

Tubik,

Ahahahyt..evet evet mnereye gidersen seni izler durumu vardı..neyse ben senden büyük olduğumdan beni etkilememiş demek ki hehehe.

SEDEN said...

palyaço... sadece o. ve nat eder gibi annem odamın her yanını palyaço resimleriyle doldurmuştu. odadan ve annemden hiç haz etmediğim bir dönemdir:)

zeya said...

Bir ara öyle bu efsane ile hepimizin beynini yıkamışlardı. Ama senin bu konuda ki çaban takdire değer. Süper süper :):):)

Bu arada cidden bakıyor ben her açıdan denedim. Şimdi de gidip içerde asılı olana denemelerimi yapacağım :):):)

defneyleyasamak said...

ben louvre'de 20 tur attım saga sola, halen bakıyo mu bana diye

sinem (adacim) said...

Hehe beni uğraştıran da gülme ağlama meselesidir. Yüzünün yarısı güler yarısı ağlarmış ya ben o ağlayan yarıyı bir türlü göremedim.

Sebnem'den said...

Ben de o garip gülümsemesin sırrı ile ilgili bir karikatür hatırlarım hala...
Mona Lisa'nın arkasında bir adam..elinde kuş tüyü kadının totoyu gıdıklıyor..
İşte o gülüşünün esrarı buymuş hahahaaaa..

Gökyüzünün ömRü said...

P.S : Bu yazıyı okuduktan sonra kafasını sağa sola oynatanları gıdıdan öperim.. :)

bir öpücük alayım :))

tubik said...

Mermaid;

Kabus gibi di mi?

Varol;

Tüm bunlara, kamyon camlarının jaluzisini aralayarak bakan bir çift hülyalı kadın gözünü de eklersek ortaya science - fiction dalında bir eser çıkar bu mantıkla :D

Tanya;

Aman etkilenme boşver. Bi yaştan sonra aynı takıntıyı görünce insan kendinden soğuyor :D

SED;

Palyaço da çok fena bak! Yok efenim kendi ağlar yüzü gülermiş bi de.. Peh! O sevimsizin yüzü gülse ne olur!

Zeya;

Yalnız olmadığımı, tek delinin ben olmadığımı sayende görmüş oldum :) Ama ben hala ikna olamadım kendi gözlerimle.. Bakıyo mu bakmıyo mu.. Bilimsel bir makale bulmalıyım :D

Tuğbiş'im;

Bir rahatsız da sensin işte! Oralara gitmişsin, yaptığın işe bak :D Mona Lisa etrafında dön allah dön :D

Sinem!

Sana inanamıyorum! Al sana yeni bir takıntı! Baktım, Dove reklamlarındaki gibi yüzünün yarısını kapattım kağıtla, sağ taraf gülüyo sol taraf ağlıyo harbiden! Anaa... Bu yaştan sonra yaşadığım dumura bak!

Şebo'm;

Bu durumda Lisa ablamıza hafif meşrep diyebilir miyiz? :D Hahaha.. Çok komikmiş bu!

tubik said...

Gökyüzünün ömrü!

Kocaman öpüyorum o zaman seni :D

Bak yeni takıntı buldum ben.. Kağıtları bi sağa bi sola koyup kah ağlatıyorum kah güldürüyorum rahmetliyi :D

Gökyüzünün ömRü said...

ben de yapıyorum aynı şeyi :))
bunun içinde öpücük var mı (:
Rahmetliye bir huzur vermedik :D

Brc said...

ah monalisa ah
dün akşam senin hakında ne muhabbetler ettik,araştırmalar yaptık ordan uzaylılara ordan isa'nın son yemeiğine ordan ışık yılının ne demek olduğuna ordan erkeklere ordan işe ordan vs vs muhabbet ettirdin ya bizi sen çok yaşa emi.
ney ise sendeki sır ben bilmek istemiyorum.varsaymak daha zevkli :D

Anonymous said...

Cenk ve Tuba biliyorsunuzben sizin babanızım.
Eğer sizden olumlu yanıt alırsam zaman zaman size düşünce ve hikayelerimi anlatmaya karar verdim.
Haydi hayırlı işler.

mercan said...

tubik ben izmirden berna. sürekli takip ettiği blogları olan, ama yorum yazmak suretiyle paylaşımda bulunmayanlar, üşenenler, uğraşamayanlar, böylesini tercih edenler sınıfındanım. ki bu sınıf ciddi bir kitleye tekabül ediyor bence. ama niyeyse bu sefer içim coştu,bir kaç güzel kelam etmek istedim sana. çokk iyi yazıyorsun, pek çok keyifle okuyorum,çok iyi vakit geçiriyorum seni okurken, benim tarafımdan hergün takip ediliyorsun. harikasın. gerçekten..

tubik said...

@ mercan :

Berna selam :) Çok teşekkür ederim güzel sözlerin için. Cuma cuma çok mutlu oldum! Bu aralar biraz suskunum ama çok sevindim takip etmene..

Bu kadar eski yazılara nereden gittin yahu! :)