Friday, December 18, 2009

Vatandaş Halk

Bilmiyorum Show TV anahaber bültenini izliyor musunuz ama bültenin son 5 dakikası "Arka kapak" adında bir bölüme ayrılmış. Bu bölümde gündem olayları ile ilgili Ali Kırca'nın yorumlarını dinliyoruz. Ancak bu yorumlar alıştığımız bülten sonu yorumları gibi değil pek. Alı Kırca'nın yumuşak sesiyle, konulara daha bir duygusal daha bir birlik beraberlik ve iyi niyet çerçevesinde yorumlar getiriliyor. İzlemenizi tavsiye ederim.

Dün akşam da Vatndaş (!) Halk ! başlığı ile bir bölüm hazırlamışlar. Bu hafta sıklıkla haberlerde gördüğümüz manzaraların üzerinden yumuşak görünümlü ama özünde sert bir biçimde geçti. Yanılmıyorsam 40'larda ya da 50'lerde gazetelerde şöyle bir manşet yer almış "Halkın hücumundan vatandaş denize giremedi".

Uzunca süre sorgulanmış bu kavramlar. Vatandaş kim, halk kim? Ali Kırca o dönemde bu kavramların ayrı ayrı kullanılmasının normal olduğunu, vatandaş kelimesinin tanımında daha elitist bir zümreyi barındırdığını belirterek çeşitli yasa ve sosyal hukuk değişimlerinden sonra bu kavramların uzunca süredir aynılaştığını da ekledi. Artık vatandaş da halk da aynı ülkede yaşayan insan topluluğu, yurttaş demekti. TDK'ya baktığımızda vatandaş kelimesinin karşılığı "yurttaş", halk kelimesinin karşılığı da "Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu". Ben arada bir fark göremedim.

Bu çerçevede baktığımızda Ali Kırca'nın değindikleri büyük önem ve ciddiyet taşıyor aslında. Devlet demiryolları'nda yapılan eylem sebebiyle yolundan olan ve buna isyan eden kişiler de halk, bu eylemi yapan işçiler de. Haklarını savunan Tekel işçileri de vatandaş, panzerlerle su sıkan polis memurları da. Herkes evine gittiğinde haberlerde devletin aldığı kararlara, doğalgaz zamlarına kızıyor. Herkes yapılan açılımın götürülerinden şikayetçi. Geçenlerde yine tv de bir alt yazı vardı "Polis itfaiyecilere su sıktı" diye. İronik değil mi sizce de?

Bu karmaşada, bu kadar karamsar olaylar yaşanırken, işçilerin isyanından rahatsız olan diğer halk da başka bir gün başka birşeye tepki göstereceğinin bilinciyle hareket etmeli değil mi?

Aslında bizim aramızda oluşması gereken hoşgörü, destek ve birlik güdüsü vereceğimiz mücadelelerde bizi toplu olarak daha kuvvetli yapmaz mı?

Bu noktada Ali Kırca da konuyu iyi bir şekilde bağladı. "Herkes sokaklara dökülüp eylem yapsın demek değil tüm bu sözler, sadece birleşerek hoşgörü göstererek daha iyi günleri görebileceğimizden" mealinde bir açıkalama ile toparladı..

Güzeldi.. Sevgi kelebeği gibi görünse de haklıydı..

1 comment:

ZSA said...

Dedigin dogru Tubik, hepimiz ayni ulkenin yurttasiyiz. TC kimlik karti tasiyoruz. Ama bir devlet vatandaslari arasinda dini-dinsizligi-etnisitesi-dili-kiyafeti-konusmasi-vs. uzerinden ayirim yapiyorsa, o ulkede ne birlikten ne de beraberlikten bahsedilebilir. Insana, insanliga yapilan BUTUN haksizliklarin karsinda duramiyoruz. Bizim sorunumuz bu.