Monday, March 5, 2007

...ve tatlı telaşlar yavaştan başlar...

Merhaba çok sevgili blog severler...


Uzun bir aradan sonra (neredeyse 1 ay olacak inanamıyorum) tekrar sizlerle beraberim. Öncelikle belirtmeliyim ki bu kadar uzun aralar vermek hiç hoşuma gitmiyor ancak iş koşturmaları arasında kişisel hayatımı da yaşamaya çalışmak ve eve bitik vaziyette dönmek gerçekten bazı şeyleri ertelemek zorunluluğu doğuruyor. Buradan yazılarımı merakla bekleyen (evet binlerce kişi var) tüm halkıma özürlerimi iletiyorum.


Bu beşinci sınıf köşe yazarı edasıyla yazmış olduğum giriş paragrafımı ışık hızıyla pas geçip yeni paragraflara yelken açıyorum.. Vınnnnnnnn....

Olaylar hızla gelişiyor. Haftaya cumartesi, 10 Mart 2007 tarihinde Cenk Paşa ve ailesi bizim eve teşrif edecekler. Bildiniz.. Hayırlı bir iş için. Gerçi bu iş Cenk adına ne kadar hayırlı olacak orasını ilerleyen seneler gösterecek ama olsun, hayırlı olduğunu düşünmesinde fayda var şimdilik :))))


Gerçekten garip bir duygu. Heyecan verici, biraz ürkütücü, biraz şaşırtıcı... Hala kendimi babamın küçük kızı zannediyorum. Ve evlenme işini halen ve halen evimizde oynayacağımız legolardan ibaret zannediyorum bir parça.


Evde bir telaş başladı. Bayram havasında bir temizlik, alışveriş, patırtı kütürtü hakim. Babam her ne kadar oldukça mutlu ve heyecanlı olsa da kara kara düşünmeye başladı bile. Dün alışveriş merkezinde yemek yerken sürekli olarak "Şunu napıcaz, bunu napıcaz, onuda şöyle yapalım" derken ben de hainlik yapıp "Sen onu bunu bırak da kızını nasıl vericen onu düşün" diyiverdim. Bir anda çöktü.. Gözleri doldu.. Hislendi... Senelerdir benden kurtulmaya çalıştıklarını zannettiğim abilerim bile bir anda garipleştiler. Son derece sevgi dolu pıtırcıklar oluverdiler.

Kısacası evde durum şu;

Seher vakti bir telaş var arka bahçemde,
Misafire hazırlık var sırça köşkümde...

..........................


Bu arada haberini vermeyi unuttuğumuz bazılarının bildiği bazılarının henüz bilmediği çok güzel bir gelişme daha var. Yazarken bile mutlu oluyorum :) Artık içine kafamızı rahatça sokabileceğimiz şirin mi şirin bir evimiz var.. Cengiz Amca'nın bize olan küçük (!!!) bir hediyesi.




Yer: Narcity


Narcity, Tepe İnşaat'ın yapmakta olduğu, Maltepe sırtlarında, belediyelerin henüz canını çıkartmadıkları yemyeşil bir orman içerisinde adalara ve modalara doğru tribal entel havasında bakmakta olan rengarenk bir site... Kısacası "Benim enerjik evim".


Gerçekten de minnacık 1+1 diye tabir edilen, bir oda, bir salon, bir banyo, bir ev.. Herşeyden bir tane.. Benim sevgilimden de bir tane.. Al sana muhteşem bir ev! Daha ne olsun. Mutfakla salon birleşik. Ev küçücük.. Birbirimizden kaçmamızın imkanı yok :) Kabus gibi çökücez. Bizim dairenin olduğu blok, altında güzel de bir spor kompleksi barındıracak. Akşamları yarım saati (bu süreye Cenk'i oldukça zor ikna ettim) geçmeyecek yürüyüşler yapacağız. Eve sığması kolay olan bir köpek, televizyon, koltuk, yatak ve dolap alacağız, annemin bugüne dek benden gizli toparladığını umduğum çeyizimi de götüreceğiz ve herşey hazır olmuş olacak kısmetse... Görmeniz lazım.. Çok şirin.. Tüm sevdiklerimiz her zaman misafirimiz olabilir. Erkekler ayda birden fazla olmamak kaydıyla play station partisi verebilir. Sevgilisiyle derdi olan kızlar minik salonumuzda ağlayabilir...




Kısacası daha 50 sene olduğunu sandığım bu telaşeler başladı... Hepinizden iyi niyetli dualarınızı esirgememenizi diliyorum.. "Yine ben" ve Aykut'un da dediği gibi nazar edecek varsa hemen sayfayı kapatsın.. Pis insan.. Kapat! (Sanırım artık çok geç)

Olsun... Cenk Paşa'nın her zaman dediği gibi, bize bişey olmaz..

Sevgilerimle...

6 comments:

Cthulhu said...

Dünyanin en yetenekli kiz arkadasindan yine super komik bir blog yazisi. Ben sana ne diyeyim, biricik kralicem. Seni seviyorum. Ev de bizim, kopek de bizim, kucuk salon da bizim, tatlı telaşlar da bizim, mutluluklar bizim, aşk bizim, sevgi bizim... Hersey bizim. Ama hersey senin icin. Seni seviyorum.

Anonymous said...

allah yolunuzu acık, mutlulugunuzu daim etsin isallah..

yine ben... said...

Kızım Cengiz amca dediğin sanırım senin müstakbel kayınpederin... artık ona cengiz amca denmez baba müstakbel kayınpeder denir, babamız, denir falan denir filan denir.... çok ayıp tubik sana yakıştıramadım...
Güle güle, keyifle oturun, çok güzel belli sizin gibi... Allah tamamını erdirsin..

Ender said...

....ben de hainlik yapıp "Sen onu bunu bırak da kızını nasıl vericen onu düşün" diyiverdim....

Bir anda aklıma Selin'i istemeye gittiğimiz gün geldi. Cenk.....kalabalık gidin abi :) Bayağı eğlenceli oluyor(masaya yumruklar, restleşmeler falan üf biz feci eğlenmiştik)

Yeni eviniz hayırlı olsun. En yakın zamanda Selin ile baskına geliriz.

Otaku said...

Tubik kız verilmez, oğlan alınır, üzülmesin baban boşuna :)

Eğlendim baya okurken, hayırlı olsun tekrardan bi sürü (çok anlamında burda), hem yeni ev hem yeni evde yaşıycak insanlar arasındaki kurulan bu güzide...(ohoooo nası döndürücem ben bu cümleyi, ühühü durmuyo..)

Hayırlı olsun ya alla alla

hande said...

Evinizin oldugu yere bayildim! Hep ama hep ama hep ama hep (daha gider bu) huzurlu, saglikli olun! nolur!