Monday, February 26, 2007

Bu köşe Tubik köşesi

Çok güzel ya. Böyle birşey olmaz ya. Şuna bi bak ya. :)

İşyerinde saatler 17:37'yi gösterirken sıkılmanın da verdiği cesaretle açtım blogumuzu başladım yazmaya. Telefon teknolojisi çok ilerledi yahu. Şak diye Tubik'in resmini falan çekiyosunuz, ordan mavidiş, ordan internet blog falan derken herkezle paylaşıyorsunuz. Herkez kameralı telefonunuz sayesinde sizin ne kadar şanslı biri olduğunuz anlıyor. Enteresan değil mi? :)

BBS, internet, irc, icq, msn falan derken sosyal hayatı unuttuk geyiği dönmeye başlamıştı ya. Bence o da sona erdi artık. Herkez artık msn'i falan gayet mantıklı kullanıyor kanaatindeyim. Amaca yönelik kullanım. İstiyorum, arıyorum, buluyorum gibi oldu biraz internet. Evet evet, saatlerce süren chatler yerine artık insanlar yine buluşmaya, kahve içmeye, sosyalleşmeye başladılar. 90'lı yılların sonları ve 2000'lerin başında başımıza gelen internet hastalığı son buluyor gibi. Taksim yine dolu bak, Tophane de fokurduyor tüm hızıyla. Artık gözümüze soktular interneti zaten, en uyduruk cafe bile 4698376TB Wireless oh yeah OMGWTFPWND diyip laptoplarımıza giriyor. Artık alıştık internete, tam da zamanıydı, baymıştık da zaten.


Konu nasıl buraya geldi bilmiyorum. İyi ki de geldi, zira bu kadar internetten bahsetmişken EVE'den de dem vurayim dedim. EVE tüm hızıyla devam ediyor. Taşınmak zorunda kaldık başka bir regiona. Neden demeyin, saldırılar tüm hızıyla bizi sardı, CCP saçmaladı ve en az Eskişehir kadar çok yolun geçtiği güzel sistemimiz 77S'i kaybettik. Şu anda tabi. O yüzden de taktik gereği dostlarımıza sığındık. Aslında biraz saçma da, neyse, kafa ütülemeyeyim.

Hepinizi kucak dolusu kucaklıyorum, Tubik'imi seviyorum, Bodur'un gıdısından öpüyorum, zira en süper kutlama yazısını o yazmıştı. Teşekkür ederiz.

Saygılarımla.

No comments: