Monday, May 21, 2007

Gökmen Abi

Sevgili Blog severler, bu haftaki konuğumuz çok sevgili Gökmen Abi. Nam-ı diğer, Gök! Kendisi koyu bir Galatasaray'lı olmakla birlikte, tam bir futbol ve tribün aşığı. Düşüncelerini ifade ederken genellikle tezahürat etme yolunu seçen, bir hayli çapkın, gözü dışarıda bir insan ve bünyesinde bol miktarda şeytan tüyü olduğu da bilinen bir gerçek. Sempatik hareketleri ve masum suratı sebebiyle tüm annelerin gözdesi. İyi tavla oynar, halı sahada bir numaradır, bizim gibi nargile sever bir kişiliğe sahiptir, iyi bir kariyer için iyi bir şirkette çalışmaya başlamıştır, askerliğini yapmış, komik, esprili, güler yüzlü bir insandır. Cenk'in Feri ile yapmış olduğu ilk evliliğinden evlat edindikleri çocukları olduğu da söylenebilir. Ama bu konuya girmenin alemi yok, yuvalarını ben yıktım çünkü.


Neden Gökmen Abi'yi tanıtma ihtiyacı duyduğuma gelirsek... Benim aslında niyetim geçtiğimiz hafta şiddetli bir biçimde edindiğim "3 Hintli'yle nasıl seyahat edilir?" tecrübelerimi sizlerle paylaşmak, güzel Türkiye'mizin güzel bölgelerini görebildiğim kadarıyla sizlere aktarabilmekti... Fakat o korkunç haftanın sonunda Fenerbahçe-Galatasaray derbisi dünyanın en büyük derbisi olmaktan çok uzak nitelikler taşıyarak gerçekleşti ve gecenin süper kahramanı Gökmen Abi oldu.. Maçta olan olaylardan koyu bir Galatasaray'lı olarak Cenk'in görüşlerini aldınız, koyu bir Fenerbahçe'li olarak benim de görüşlerime gerek var mı bilemiyorum.. Birimiz sarı-kırmızı, birimiz sarı-lacivert giyinip el ele tutuşarak gittik maç izlemeye (Tophane'ye). Ortalık karıştı, Türk milletinin yüreğine girmiş o öfke, şiddet hızlıca açığa çıktı, maçın başında başlayan olaylar maç süresince devam etti ve sütten çıkmış ak kaşık olmadığımızı bilerek ben sadece ve sadece Türk sporu açısından Atatürk'ün tanımlamalarının ne kadar uzağında durduğumuzu gördükçe üzüldüm, yenilgi, galibiyet, şampiyonluk, herşey anlamını ve keyfini yitirdi....
Gecenin sonunda da olayların içinde bir şekilde yer almayı başarmış Gökmen Abi aramıza gözünün altında yerini almış yeni arkadaşıyla katıldı...





Resimden pek seçilemese de (kim tarafından peydah edildiğini açıklamak istemiyorum) almış olduğu minik darbenin hediyesi morluk gözünün altındaydı... Gökmen Abi bu.. Ne zaman ne yapacağı belli olmuyor.. Ona kızmaya insanın içi elvermiyor.... İçimden bir ses diyor ki herkes Gökmen Abi'nin her zaman görmeyi sevdiğimiz iyi halleri gibi olsun, rekabet çim sahada kalsın, tribünlerden sadece ve sadece destekler, alkışlar duyulsun.... Herkes Gökmen Abi'nin o gün giydiği t-shirt'teki gibi (Aman Tanrım ne de manalıydı o an) iyi çocuk olsun.....





Mom says;

I'm a good guy!

1 comment:

Evren Fırat Doğan said...

Gökiiiiiii

Yazık olmuş sana, walla geçmiş olsun kardeşim...

Türk Polisinden de dayak yedin ya, ölsen gam yemezsin artık :)

Rus çarı