Tuesday, March 31, 2009

Bana göre Beyoğlu - 2

Blogspot'a söz geçmiyor dedim ya işte örneği. Bazı resimler yüklenmemiş. Ben de o kadar uğraşmışım, bırakır mıyım koymadan?


Bu arkadaşlar sokak tiyatrosu gibi bişey yapıyolardı. Sağdaki maskeli olan birçeyler anlatıyordu şimdi hatırlamadığım. Soldaki maskesiz ise tam konuya dahil oldu ki rap yapmak üzere olduklarını anladık. Enteresan bir gösteriyi orada bırakıp gittik.



Bir diğer İstiklal kedisi.. Galatasaray Lisesi'nin duvarlarını yatak yapmış uyukluyordu. Benim hadsiz şipşaklarımda uyanıverdi. Cenk yüzünü yaşlı bir teyzeye benzetti..


Bu da bir ironi resmi. Önde İKSV'nin film festivali brandası, arkada dev boyutta Recep İvedik-2 afişi..


Bu aşağıdaki resmin öyküsü bir parça tuhaf.. Solda gördüğünü şapkalı ve sırt çantalı çocuk saatlerce "Siya Siya Band'in yeni albümü çıktı, popüler müzikten sıkılanlara Siya Siya Band albümleri!!" diya bağırdı. O sırada Starbucks'ta kahve içiyorduk biz. Sonra kameralı bir çocuk geldi ve enteresan bulmuş olsa gerek bağıran çocukla mini bir röportaj gerçekleştirdi. Bir süre kameraya aldı. Sonra helalleştiler ve kameralı olan gitti. En sağda duran sarı kazaklı adam ise anahaber bültenlerinde muhabirin dibinde durup kameraya bakarken cep telefonuyla tüm sülaleye haber verenlerden. Konu ile alakası yok ama muhabbete girişi efsane..

Starbucks'tan çıktıktan sonra istikamet mecburi Siya Siya Band'ci çocuğun önünden geçiyor. Sorduk nedir bu diye.. Bazen doğaçlama bazen de eski çınarların müziklerini yeniden yorumlama şeklinde vuku bulan bir müzik tarzları var. Tabi biz bunu çocuğun bize verdiği (Biri 15 TL mi dedi?) 9 albümlük CD'den anladık. Bence gayet başarılılar. İsyankarlıkları pek bana yakın olmasa da müzikleri gerçekten güzel ve o Siya Siya Band'ci çocuğun vokali de gayet başarılı.. Bir gün yürürken siz de karşılaşırsanız alın. Birşey kaybetmezsiniz. Detaylı bilgi almak isterseniz de buraya tıklayabilirsiniz. Yalnız bizim aldığımız CD'de Band yazıyo, internet sitelerinde Bend yazıyo orayı tam anlayamadım..


Bir de hareket eden tramvayı çekebilme denemesi yaptım. Yaklaştığım söylenebilir ancak yakaladığım söylenemez..



Böyle de güzel ve renkli bir geziydi işte. "Keşke her günüm böyle geçse" dedim günün sonunda. Sonra da aklıma "insan ne isteyeceğini iyi düşünmeli " adlı bana ait atasözü geldi.

11 comments:

Tanya's said...

Tramvaya bayıldım..onu cekmenin bir tekniği var..Ersin Abin sana göstersin..çok başarılı..

iyileştin mi ya?

tubik said...

Yaa evet göstersin. Ben internetten okuduğum tekniklerle yapmaya çalıştım ama ilk denemem olduğu için bir parça başarısızım :D

İyileşmeye çalışıyorum diyelim. Sinüzit olmuşum. Yatıyorum 2 gündür. :(

zilsizzarife'nin yeri said...

Tubik,yalnız resim konusunda baya baya iyileşmeler var.Tramwayda ilk denemeye göre hiç kötü değil.Çok geçmiş olsun birde.Sinüzit fenadır bilirim.Dikkat et kendinede..

mermaid said...

fotoğraflar harika gidiyor:)
çoook güzel:)

defneyleyasamak said...

tubikim, biliyomusun ben bunların göbeginde yasıyorum. haftanın 5 günü ofisin kapısından burnumu cıkarıp görme imkanım varken üsenip is güc telasına düsüp cıkmıyorum. ve bu gözle göremiyorum... bana heyecan kattı fotoların, bu cuma ogle arası ben de cekime gideceğim. senin gördügün gözle bakmaya calısacagım...

TUĞBA'NIN DÜNYASI said...

Canım merhaba;
ilk çekim için bence tramvay güzel olmuş.ben de ilk denemem de salıncakta sallanırken eşimi çekmeye çalışmıştım.beyoğlunu özlemişim gerçekten sen anlatınca bir de fotoğraflayınca daha iyi anladım.bu türkiye ziyaretimde göresim var çok inşallah zaman yaratabilirim.malun tatiller kısa olunca insan nereye gideceğini şaşırıyor.istanbul ne olursa olsun çok özleniyor ama..sevgiler benden:)

tubik said...

ÖZlem'cim: sinüzit gerçekten fena bişey. İşe geldim ama kafamı kaldıramıyorum resmen :(

Mermaid: Çok teşekkür ederim verdiğin motivasyon için :)

Tuğbiş: Sen onların göbeğinde yaşıyosun ve çok şanslısın ama şunu da bilirim ki bazen insanın gözü o kadar alışkınlık körü olur ki başkasının gördüğünü göremez her gün baktığı şeyde. Çok normal bu. Ama bu Cuma nolur çık ve gez, şöyle bir bak, o kadar güzel ve zevkli ki!

Tuğba'cım: İstanbul özellikle de Beyoğlu özlenmeyecek gibi değil. Gelince uğra muhakkak, hasret giderin :)

Ender said...

Tramway panning resmi çok güzel olmuş Tubik eline sağlık. Pazar sabah erkenden biz de oylarımızı verip adaya kaçtık. Çok benzeri bir kareyi faytonlar ile yakalamaya çalıştım....çok zor.

Bir daha içinizde deklanşöre basmak fikri kıpraştığında bizi de arayın :)

Not: Yeni bir bloga başladım. Tahminen işine yarar.

tubik said...

Valla bizim deklanşörden ziyade gitar duygularımız kıpraştı ben de nasiplenmiş oldum :))) Ama gidelim organize olup. Çok isterim. Sonuçta bilmediğim ve öğreneceğim binlerce şey var.

Yeni blog hayırlı olsun! Hemen bakıciim!

ultrANIL07 said...

Tiyatrocuların bulunduğu yer tam olarak neresi? Ben film afişleri satılan köşe başına çok benzettim. Beşiktaş'tan çıkarken, The Marmara'ya gelmeden hani... :)

tubik said...

ultrANIL07 : O kadar yukarıda değillerdi. Çünkü oraya kadar çıkmadık. Sanki Odakule yakınlarındaydı. yok yok.. Tünelin ordaydı yaw. Kervan mı ne bi kebapçı var ya onun karşı çaprazı gibi (yukarı doğru çaprazı)..