Saturday, April 7, 2007

Tubik'in dönüşü...

Ankara gezimizin de sonuna geldik. Hatta geçtik bile. Üzerimde bir yorgunluk var. Anlatılacak pek bir şey yok aslında. Günde 4 farklı şehir görme potansiyelinde geçen bir seyahatti işte.. 5 gün boyunca yaklaşık 14 saat işten başk birşeyin konuşulmadığı, araba tepelerinde, "amin" kokulu dökümhanelerde, birbirinden cins adamlarla iletişim kurmaya, çimento üretim prosesini ısrarla çözmeye çalışıp yine de anlayamayarak, sevgili patronu birgün benim de iyi bir satışçı olabileceğime inandırmaya gayret ederek geçti gitti.. Arada bir kahkahalar attıran durumlar da olsa, çok yorucu, çok sıkıcı, çok ayıp ama insanın beynini eline veren bir geziydi. Metabolizmam hala normale dönmedi. Hala not defterimi elime alıp birilerine "ortalama kaç döküm alıyosunuz?" diye soracakmışım gibi geliyor. O girdiğimiz çimento fırının içerisinde, intikal kamarasında, değiştirilmekte olan tuğlaların üzerindeyken, şu an sanki hala ayaklarım yanıyor..

Bir haftadır ağlamak istiyorum.. Hüngür hüngür ağlamak, içimde ne olduğunu bilmediğim ne varsa ağlıyım da içimden çıksın istiyorum. Neden böyleyim bilemiyorum. İçimdeki doluluğu boşaltamıyorum. Sadece ağlamak istiyorum. Keyfim kaçık. İsteksizim. Herkesi çok özlemiş olsam da deniz kenarında yalnızlığımla denizi koklamak, şırıltısını dinlemek istiyorum...


......................


Bu akşam ailecek toplanıcaz ve Cenk'lere gidicez. Bizim aile bireylerinin ne şekilde nasıl toplanacağı konusunda bir fikrim yok. Herkes biryerlerde.. Umarım başarabiliriz. Cengiz Amca, Beyhan Teyze, Ayşegül Apla , bizimkiler, abilerim ve Yeliz gidicez işte.. Çok güzel bir akşam olacak.


......................

Buyrun. Sizi bu eğlenceden mahrum edemezdim.. Fırından çıktığımız an, bu an...


Tabi bu da var...

Ve Ankara gezimizin en inanılmaz görüntülerinden birtanesiydi bu.. Teşhir etmek istemezdim ama dayanamayacağım. Olur da sahibi bu satırları görürse fazla küfür etmesin.. Zaten o plakayı kabul ettiğine göre hoşgörülü bir insan olduğunu tahmin ediyorum....

5 comments:

Evren Firat Dogan said...

OOOFFFF.... TUUBA resimlere bayıldım. inanılmaz güldüm. Özellikle ilkine. bu arada o arabayı CENGO ya mı alıcaz anlamadım :)

ben sonunda kullanıcı adımı ve şifremi hatırladım ve tekrar bloğuma geri döndüm. en kısa zamanda yeni yazılarımla, SİZİNLE ATIŞACAĞIM :)

RUS ÇARI :)

tubik said...

Heheheh... Öncelikle bloga geri dönüşün hayırlı olsun :) (ya bu aralar ne kadr çok hayırlı olsun deniyor!!)

Arabaya gelince.. Cengo'nun o kadar hoşgörülü olacağını zannetmiyorum... En fazla o plakayı öneren adamı öldürmez, sadece bayıltana kadar döverek hoşgörüsünü gösterebilir herhalde.. Çok hoşgörülüdür benim sevgilim :)

Otaku said...

hahaha resimler şahane, yakışmış, taksime falan da çıkarken giysene, benim başım artık bağlı havası olur hem :)

Cthulhu said...

Ne kadar güzel bir fikir gerçekten de... Tubik?

:)

tubik said...

Sapıtmayın.

:)